İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİ ÖZET

TÜRKLERİN İSLAMİYETİ KABULÜ

Talas Savaşı (751)

Çinliler ile Araplar arasında Talas Savaşı meydana gelmiştir (751). Talas Savaşında Karluk Türkleri Müslümanları destekleyince Talas Savaşı Türkler ve Müslüman Arapların zaferiyle sonuçlanmıştır.

Talas Savaşının Sonuçları

1)   Orta Asya, İslam devletinin egemenliği altına girdi.

2)   Türk-Arap dostluğunun başlangıcı oldu. Türkler arasında İslamiyet yayılmaya başladı.

3)   Kağıt, matbaa, barut ve pusula gibi teknik buluşlar İslam dünyasında yayılmaya başladı.

 

İLK TÜRK - İSLAM DEVLETLERİ

I.    Karahanlılar (840 - 1212)

Batı Türkistan'da; Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri tarafından kurulan ilk Müslüman Türk devletidir. İslam’ı kabul eden ilk Karahanlı hükümdarı Satuk Buğra Han olmuştur. İslamiyet onun zamanında resmi din olarak kabul edilmiştir.

Karahanlı Devletinin ilk müslüman Türk devleti olmasından dolayı Orta Asya’da Türk-İslam kültür ve medeniyetinin temeli Karahanlılar tarafından atılmıştır. Karahanlılar halkının tamamının Türk olması ve devletin Orta Asya’da kurulmasından dolayı Karahanlıların İslamiyeti kabul ettikleri halde İslam ve İran kültürlerinden pek fazla etkilenmedikleri görülür

 

II.   Gazneliler Devleti (962 - 1183)

Gazneliler Devleti, Samanoğulları Devleti komutanı ve Horasan Valisi olan Alp Tekin tarafından 962’de Afganistan’ın Gazne şehrinde kurulmuştur. Gazneli Devletinin en ünlü hükümdarı Gazneli Mahmut’tur.

 

Gazneli Mahmut’un Hindistan’a düzenlediği seferler sonucu Hindistan’da İslamiyet hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştır. Hindistan’da İslamiyet’in yayılması ile birlikte Kast Sistemi etkisini yitirmeye başlamıştır.

 

III. Büyük Selçuklu Devleti (1040 - 1157)

A.  Tuğrul ve Çağrı Beyler Dönemi

Tuğrul ve Çağrı Beyler Gaznelilerle mücadele ettiler. Gaznelilerle yapılan Dandanakan Savaşı’nı Selçuklular kazandı (1040). Bu savaşla Büyük Selçuklu Devleti resmen kurulmuştur.

Tuğrul Bey zamanında Irak, İran ve Azerbaycan fethedildi. Türk akıncıları Doğu Anadolu’ya girdi. 1048’de yapılan Pasinler Savaşı’nda Bizans ordusu ilk kez mağlup edildi.

Abbasi halifesinin yardım isteği üzerine 1055’de Bağdat’a giren Tuğrul Bey, Abbasi halifesini Şii Büveyhoğullarının baskısından kurtararak halifeyi himayesi altına almıştır. Abbasi halifesi, Tuğrul Bey’e doğunun ve batının sultanı ünvanını verdi. Böylece Selçuklular İslâm Dünyası’nın siyasi lideri haline gelmiştir.

B. Alparslan Dönemi (1064 - 1072)

Tuğrul Beyin 1063’te ölümünden sonra yerine Çağrı beyin oğlu Alparslan geçmiştir(1064). İlk olarak Gürcistan üzerine yürüyerek Gürcistan’ı kendine bağladı. Doğu Anadolu’ya girerek Kars ve Ani’yi ele geçirdi. 1070’de Anadolu üzerinden Suriye’ye girdi. Bu sırada Bizans İmparatorunun doğuya sefere çıktığını öğrenen Sultan Alp Arslan Doğu Anadolu’ya dönerek 26 Ağustos 1071’de Bizans ordusunu Malazgirt’te yendi.

C. Melikşah Dönemi (1072-1092)

Melikşah dönemi Büyük Selçuklu Devletinin en parlak devridir. Ülke en geniş sınırlarına ulaşmıştır. Sınırlar Ege Denizi’nden Tanrı Dağlarına, Kafkaslardan Basra Körfezi’ne ve Hint Okyanusu’na kadar ulaşmıştır.

D. Büyük Selçuklu Devletinin Yıkılışı

Melikşah’ın 1092’de ölümü üzerine oğulları arasında taht kavgaları başladı. Bu kavgalar dönemine Fetret Devri denir. Bu dönemde Selçuklu Devleti birliğini koruyamadı. Anadolu, Suriye ve Kirman Selçukluları merkezden ayrılarak bağımsız devletler haline geldiler.

Sultan Sencer iç karışıklıkları önlemeyi başardı ise de 1141’de Karahitaylarla yaptığı Katvan Savaşı’nda yenildi. Oğuzlar isyan ettiler. 1157’de Sultan Sencer’in ölümü ile Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı.

 

IV. DİĞER TÜRK İSLAM DEVLETLERİ

1)   Tolunoğulları Devleti (868 - 905)

Mısır’a vali olarak atanan Tolunoğlu Ahmed Mısır'da ilk Türk - İslam devleti olan Tolunoğulları Devletini kurdu (868). Suriye'yi de egemenlik altına alan Tolunoğulları Mısır'da tarım, ticaret ve imar faaliyetlerine önem verdiler. Tolunoğulları kendilerinden sonra Mısır'da bin yıl sürecek Türk hakimiyetinin öncüleri oldular.

 

2)   İhşidiler Devleti (935 - 969)

Mısır’da vali olarak görev yapan Toğaçoğlu Muhammed tarafından İhşidiler Devleti 935’te kuruldu. Fatimiler bu devlete 969'da son verdiler.

3)   Eyyubiler Devleti (1174 - 1250)

Zengilerin Mısır’a yardım amacıyla gönderdiği Şirkuh, Fatimiler Devletini yıkarak, Mısır’a hakim oldu. Yerine geçen Selahaddin Eyyubi bağımsızlığını ilan etti (1174).

Selahaddin Eyyubi Mısır’ı egemenliği altına aldıktan sonra Haçlılarla mücadele etti. Başta Kudüs olmak üzere Suriye’deki birçok şehri Haçlılardan geri aldı. Kudüs Krallığına son verdi (1187). Selahaddin Eyyubi’nin ölümünden sonra iç karışıklıklar çıktı. Devlet zayıfladı ve ordudaki memlük askerleri Eyyubiler Devletine son verdiler (1250).

 

4)   Memlükler Devleti (1250 - 1517)

Memlük komutanı Aybeg tarafından Mısır’da kuruldu. Hicaz, Suriye ve Anadolu'nun güney bölgelerini de egemenlikleri altına aldılar.

Devlet yönetimi babadan oğula geçen  bir saltanat şeklinde olmamıştır. Yönetim tek bir hanedanın elinde olmayıp, askeri gücü eline geçiren komutanlar ve emirler hükümdar olmuşlardır. Memlükler, Mısır'da Türk - İslam kültürünü kalıcı hale getirmişlerdir. Baharat Yolu ve Akdeniz ticareti ile zenginleşmişler ve devlet teşkilatında Büyük Selçukluları örnek almışlardır. Memlük Devleti, Yavuz Sultan Selim'in 1517 Ridaniye Savaşıyla Mısır'ı ele geçirmesi üzerine yıkıldı.

 

 

5)   Harzemşahlar Devleti (1097 - 1231)

Büyük Selçuklular'ın Harezm valisi olan Anuştigin tarafından 1097’de kurulmuştur. Büyük Selçuklu Devletinin yıkılmasıyla Selçuklu topraklarının büyük bir kısmını ele geçirerek imparatorluk haline geldiler.

Alaeddin Muhammed döneminde Cengiz Hanla yaptıkları savaşta yenildiler ve Harzemşahlar Devletinin topraklarının büyük bir kısmı Moğolların eline geçti. Alaaddin Keykubad ile 1230’da yaptıkları Yassıçemen Savaşında yenilmeleri üzerine güçlerini kaybeden Harzemşahlar, Moğollar tarafından 1231’de ortadan kaldırıldı.

 

İLK TÜRK İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET

Türk - İslam kültür ve medeniyeti Selçuklular döneminde olgunlaşmıştır. Selçuklular Türk devlet geleneğinin temel yapısını bozmadan İran ve İslam devlet yapısından faydalanarak Türk-İslam Devlet Teşkilatını kurmuşlardır. Bu devlet teşkilatı Selçuklulardan sonra kurulan bütün Türk devletlerine örnek olmuştur.

a.   Devlet Yönetimi

İlk Türk - İslam devletlerinde İslâm’dan önceki Türk devletlerinde olduğu gibi ülke hükümdar ailesinin ortak malı kabul edilmiştir. Bu nedenle  sık sık taht kavgaları yaşanmış ve Türk-İslam devletlerinin ömürleri kısa olmuştur.

Türk-İslam devletlerinde para bastırmak ve hutbe okutmak hükümdarlık ve bağımsızlık işareti  olarak kabul edilmiştir.

Ülke hükümdar tarafından yönetilirdi. Hükümdara devlet işlerinde yardımcı olmak üzere vezirler bulunurdu. Önemli devlet işleri Divan’da görüşülerek karara bağlanırdı. Divan’da alınan kararlarda son sözü söyleme hakkı hükümdara aittir. Bu durum divan’ın bir danışma meclisi niteliğinde olduğunu ve devlet yönetiminin monarşi olduğunu gösterir.

 

a.   Ülke Yönetimi

Türk-İslam devletlerinde ülke çeşitli bölge ve eyaletlere ayrılmıştır. Bu yönetim birimlerinin başında merkezden atanan hanedan mensubu melikler, şehzadeler ve askeri valiler idareci olarak görev yapmıştır. Özellikle Büyük Selçuklular ve daha sonraki Türk-İslam devletlerinde merkezi yönetim gelişmiş ve merkezi otoriteye önem vermişlerdir. Bundan dolayı Karahanlılar dışında diğer Türk-İslam devletlerinde ikili devlet teşkilatı görülmez.

b.   Hukuk: Devlet yönetiminde daha çok Türk Töresi uygulanırdı.  Fakat yapılan işlerin İslam Hukukuna uygun olmasına dikkat edilirdi. Bundan dolayı devletlerin teokratik bir özelliğe sahip olduğu görülmektedir.

Hukuk sistemi İslam Hukukuna dayanıyordu. Adalet işlerini kadılar yürütmektedir. Gayrimüslimlere İslam Hukuku doğrudan uygulanmaz, kendi aralarındaki davalara kendi mahkemeleri bakardı. Fakat gayrimüslimler devlet  memuru ve asker yapılmamışlardır.

d.   Ordu

Karahanlılarda ordu tamamen Türklerden oluşturmuştur. Gaznelilerde, ordunun büyük bir kısmını Türk askerlerle Gulam (köle) olarak alınıp yetiştirilen askerler oluşturmuştur. Harzemşahlarda, ordunun esasını Tımarlı Sipahiler meydana getirmiştir. Ayrıca kölelerden meydana gelen bir Hassa Ordusu da mevcuttu.

Selçuklu ordusu, dönemin en büyük ve en güçlü ordusudur.

1)   Gulam-ı Saray: Küçük yaşta çeşitli milletlerden alınarak yetiştirilen maaşlı askerlerden oluşan ve sultana bağlı olan ordudur. Osmanlılarda kapıkulu askerleri gibi.

2)   Hassa Ordusu: Türk boylarından seçilerek oluşturulan atlı birliklerdir. Bunlara maaş yerine ikta verilirdi.

3)   Eyalet askerleri: Askeri valilerin, Meliklerin ve idarecilerin emrindeki özel birliklerle, sipahiyan olmak üzere ikiye ayrılır.

4)   Türkmenler: Sınır boylarında yaşayan Türkmenlerdir. Görevleri sınırları korumaktır.

5)   Yardımcı kuvvetler: Selçuklu Devletine bağlı devletlerin, sultanın isteği üzerine savaş zamanında gönderdiği askeri kuvvetlerdir.

 

e.   Sosyal ve Ekonomik Hayat

Türklerin bir kısmı İslamiyet’ten önceki gibi göçebe hayata devam etmişler ve  hayvancılıkla uğraşmışlardır. Köylerde oturanlar tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır. Şehirlerde oturanlar ise ticaret ve zanaatla uğraşmışlardır.

Karahanlılar ve Selçuklular, tüccarların konaklaması için ticaret yolları üzerine han, hamam ve kervansaraylar yapmışlardır. Tarım geliştirilmiş, bataklıklar kurutulmuş ve sulama kanalları yapılmıştır.

 

f.    Yazı, Dil ve Edebiyat

Karahanlılarda resmi dil Türkçe’dir. Bu dönemde Yusuf Has Hacib’in yazdığı Kutadgu Bilig, Kaşgarlı Mahmut’un yazdığı Divan-ı Lügat’it Türk ve Edip Ahmet Yükneki’nin yazdığı Atabetü’l-Hakayık önemli eserlerdir.

Gaznelilerde ve Selçuklularda yazışmalarda ve sarayda Farsça,  bilimde ise Arapça kullanılmıştır. Halk arasında konuşma dili Türkçeydi. Gazneliler’in en önemli eseri  Firdevsi’nin Şehnâmesi’dir. Selçuklular’dan günümüze Nizam-ül Mülk’ün Siyasetnamesi, Ahmet Yesevi’nin Divan-ı Hikmet’i kalmıştır.

 

g.   Bilim ve Sanat

Dünya tarihinde ilk defa burslu eğitim sistemi Karahanlılar döneminde uygulanmıştır. Selçuklular döneminde çok sayıda medreseler yapılmış ve bilime daha çok önem verilmiştir. . Bu medreseler içinde Bağdat’taki Nizamiye Medresesi en ünlüsüdür

Medreselerde Kur’an-ı Kerim, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Siyer, Kelam gibi dini bilimlerin yanında Matematik, Astronomi, Tıp, Kimya, Coğrafya, Tarih, Felsefe ve Mantık gibi pozitif bilimler okutulurdu.

Bu medreselerden yetişen birçok ünlü bilim adamı dünya kültür ve medeniyetinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Bunlar tıpta İbn-i Sina, felsefe, matematik, fizik ve astronomi alanında Farabi, matematik, fizik ve coğrafyada El Biruni, kelam ve tefsir alanında Gazali, matematik ve felsefe alanında Harezmi, matematik, tıp ve tarih alanında Ömer Hayyam eserler vermişlerdir.

İlk Türk İslam devletleri medrese, kervansaray, kümbet, minyatür, cami, saray, kaleler yapmışlar.  Hattatlık, oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık, çinicilik alanında güzel eserler vermişlerdir.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !